Hayat ve Kaliteli Hayat Arasındaki 20 Fark

Herkese merhabalar 🙂 Uzunca bir aradan sonra tekrar birlikteyiz.. Kaliteli bir hayat, sağlıklı beslenme ve temiz bir çevre ile mümkündür. Yediklerimizin niteliğine değil sadece verdiği hazza odaklanırsak kendimizi “aç” sanarak kendimize eziyet etmekten başka bir şey yapmış olmayacağız…

Kemal Özer bu 20 farkı şöyle listelemiş:

1.Şekerden Kurtulun.

Bu zamana kadar yayınladığımız birçok yazımızda bunu dile getiriyoruz: “Şekerden uzak durun.” Günümüzde aklımıza gelebilecek her gıdada şeker kullanılmaktadır. Sağlıklı beslenmenin en önemli adımı şekeri hayatımızdan çıkarmaktır ve bu yolda ilk ve en büyük adım şüphesiz çayı şekersiz içmektir. Şekeri hayatımızdan çıkarıp tatlandırıcıları hayatımıza almak bizi sağlıklı yapmaz. Tatlandırıcılara uygulanan birçok işlem onları kimyasal ve yapay katkı olmaktan başka bir şey yapmayacaktır. Vücudumuzun şeker ihtiyacını doğal yollardan (hurma, şekerli meyveler, tarçın vs.) giderebiliriz.

2. Ununuzu, Ekmeğinizi Değiştirin.

Üç beyazdan biri olan beyaz un ile yapılan her ürünü hayatımızdan çıkarıp yerine tam buğday unlu ürünleri koymak hem diyetsel açıdan hem de sağlık açısından çok büyük fark sağlayacaktır.

3. Tuzunuzu Değiştirin.

Tuzu hayatımızdan çıkarmak oldukça zordur. En azından rafine tuz yerine kaya tuzunu tercih etmeliyiz. Tabiî ki her şey dozunda…

4. Zeytinyağını Hayatınıza Daha Fazla Dahil Edin.

Zeytin dışında diğer bitkilerin (pamuk, soya, kanola) yağlarını çıkarmak için çeşitli kimyasallar kullanılır. Bu işlemler sırasında yağlarda kalıntı kalabilir ve biz de yemeklerimizle bu kimyasal yağları hem tüketir hem de ailemize tükettiririz. Sağlık için en uygun ve ekonomik olan yağ zeytinyağıdır.

5. Meyve Suyu Değil Meyve Tüketin!

Bu başlık çok açık aslında. Tükettiğimiz çoğu meyve suyu, içinde meyveye dair bir şey olmayan şekerli sulardan farksızdır. Oysa meyveler öyle mi? Bol lifli ve vitaminli tamamen sağlıklı sunulmuş hediyeler… meyvelerde bulunan lif bağırsakları çalıştıracak, hazmı kolaylaştıracak ve iştahı dengeleyerek kilo kontrolü sağlayacaktır.

6. Su Tüketin.

Su tüketiminiz günlük 3 litrenin altında ise mutlaka artırmalısınız. Vücudun su eksikliği telafisi olmayan sağlık sorunlarına neden olabilir. Organlarımız, hatta hücrelerimiz görevlerini tam yapabilmek için suya ihtiyaç duyarlar. Su tüketmezsek bağırsaklarımız tembelleşir, metabolizmamız yavaşlar kendimizi aç zannederiz ve kilo almak kaçınılmaz hale gelir. Ayrıca susadıkça yalnızca su içmek de önemli bir ayrıntı.

7. Doğru Çay ve Doğru Kahve

Çay aslında yeşildir. Siyahlaşması için fermente edilir. Bu süreçte önemli besin değerlerini kaybeder. Bu nedenle siyah değil, yeşil çay tercih edilmelidir. Kolay hazırlanan üçü bir arada diye sunulan kahvelerin 40 yıl değil 40 saniye bile hatırı olamaz. İçindekilere bir bakın ve kahve dışında ne katkılar var görün. Şekersiz Türk Kahvesi favoriniz haline gelsin..

  

8. Gazlı İçecekleri Hayatınızdan Çıkarın.

Gazlı içecekler obezite ve şişmanlığın asıl kaynağıdır. Piyasada sunulan kola, sade veya aromalı gazlı içecekler kafein, alkol, invert şeker veya bunların şurupları, aromalar, tatlandırıcılar, karbondioksit gazı ve diğer katkı maddelerini içinde barındırır. Bu tür içeceklerin astım,diş çürümesi, mide rahatsızlıklarıi kemik erimesi, kalp-damar hastalıkları gibi her türlü hastalığa sebep olduğunu duymayan kalmamıştır. Bu sebeple gazlı içecekleri hayatınızdan çıkarın.

9. Paket bisküvi, Kek ve Çikolatalardan Kurtulun.

Açlık hissinizi sentetik ürünlerle bastırmaya çalışmayın. Bu ürünler sizi tüketiminden hemen sonra tekrar acıktırır ve yorgunluk hissi verir. Bunlar yerine kayısı, kuru üzüm, fındık, ceviz, badem tüketmeye çalışın. Mevsim meyvelerini yiyin. Bunlar size hem enerji verir, hem kan şekerinizi düzenleyerek sağlığınızı korur.

10. Sirkeyle Tanışın.

Biz zaten tanışıyoruz canım diyenler de sirkesini ev sirkesi olarak değiştirsin 🙂 Raflarda satılan sirkeler asit vb. eklentilerle size sunulmaktadır. Sirke zaten asitlidir ancak dışarıdan ek katılması doğru değildir. Sirke, gıda başta olmak üzere birçok alanda temizlik maddesi olarak kullanılır.

11. Spor Yapın!

Sağlığımız ve kaliteli hayatımız için günde en az 1 saat yürümek kan şekerini dengeleyip tatlıya olan düşkünlüğü azaltacağı için bize çok fayda sağlayacaktır. Yürüyerek gidilebilecek yerlere arabayla gitmeyin.

12. Alkol ve Türevlerini Hayatınızdan Uzak Tutun!

Alkol, günümüzde sadece alkollü içeceklerde yer almaz. Alkolsüz bira, alkolsüz içecekler, meyve suları vs. de alkol barındırır.

13. Katkı Maddelerini Tüketmeyin.

Üretim sektörü, ürünlerini daha fazla satabilmek adına her zaman ürünlerde iyileştirmeyi hedefler. Bu iyileştirmeler çoğu zaman sağlığı kötüleştirici katkı maddeleriyle gerçekleştirilir. bu katkı maddelerinin bir bölümü bitkisel, bir bölümü hayvansal bir bölümü de sentetiktir.

14. Her şeyi Mevsiminde Tüketin.

Hiçbir gıdayı gerekmedikçe mevsimi dışında tüketmeyiniz. Endüstrinin yöresel diye sunduğu ürünlere kanmayın. Gerçekten yöresel ürünler tüketin.

15. Endüstriyel Gıdalardan Uzak Durun.

Sağlıklı beslenmek için geleneksel tohumdan üretilmiş,tarım kimyasalı görmemiş, rafine ve pastörize edilmemiş, UHT (pastörize süt ve UHT süt farkına buradan ulaşabilirsiniz) gibi işlemlerden geçmemiş ve hiçbir katkı maddesi eklenmemiş ürünleri tüketmeliyiz. Bir ürün geçtiği her işlemde besin kaybına uğrar. Bu da ürünü soframıza gelene kadar değersiz bir madde haline getirir.

16. Az Yiyin!

Yaşamak için yemek şarttır. Ancak ucuz ve kalitesiz yiyeceklerle midemizi çöplüğe çevirmek yerine nitelikli gıdaları tüketerek sağlığımızı korumalıyız.

17. Temizliğe Dikkat Edin.

Temizlik çok önemlidir. Ancak takıntı haline getirilmemelidir. %100 hijyen sağlıklı demek değildir. Her bakteri kötü değildir. Kişisel hijyenin nasıl olması gerektiğini size anlatmak bana düşmez diye düşünüyorum 🙂

18. Uyku Düzeninize Dikkat Edin.

Yetişkinler için günde 5-7 saatlik uyku yeterlidir. akşam 23.00’ı geçmeyecek şekilde yatıp, sabah da 8’den sonra uyumamak sağlığımızın ve vücudumuzun doğal dengesine ciddi fayda sağlayacaktır.

19. Toprakla Temas Edin!

İnsan topraktan yaratılmıştır. Nasıl ki bebeklerin kendini en güvende hissettiği mekan anne karnı ise, insanın da kendini en rahat ve güvende hissettiği yer toprakla temasıdır. Toprakta bulunan tüm elementler aynı oranda insan vücudunda da bulunur. Toprakla temas ettiğimiz an negatif yükler bizden geçecek ve toprak bizi nötr’lemiş olacak.Toprakla dertleşin, iyi gelecek 🙂

20. Tarım Kimyasallarından Uzak Durun.

Toprağı koruyun ki sizi beslesin ve korusun, zehirlemesin. Tarım kimyasalları gün geçtikçe toprakları daha çok kirletmekte ve bunun karşılığı olarak kanser oranları artmakta. Yani toprak öcünü almakta ancak fark edebilene ! Dünya insana emanettir. Emanete ihanet etmeyin.

Sağlıklı Günler 🙂

Yararlanılan Kaynak: Müslüman’ın Diyeti/Kemal Özer

Yorum yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.